Değerli Ekonomize Okurları,

 

Bu yazımla size “Merhaba...” diyorum. Umuyorum  uzun bir süre de sizlerle beraber olacagim :) Türkiye’yi ve  Dünyayi yakından ilgilendiren konularla ve gelismelerle sizleri bilgilendirmek,fikir dünyamıza ve ülkeme zenginlik katma adına sizlerle buluştum.

UZAY MADENCİLİĞİNE ADIM ADIM
20.04.2020

Değerli Ekonomize Okurları,

 

Bu yazımla size “Merhaba...” diyorum. Umuyorum  uzun bir süre de sizlerle beraber olacagim :) Türkiye’yi ve  Dünyayi yakından ilgilendiren konularla ve gelismelerle sizleri bilgilendirmek,fikir dünyamıza ve ülkeme zenginlik katma adına sizlerle buluştum. Son günlerde yaşanan gelişmeler her ne kadar bizlerin motivelerini düşürmeye yönelik ise de hayat devam ediyor. Eğer motivasyonumuzu üst duzeyde tutmaz ve hayata daha cok sarılmazsak yaşananlar ve yaşattıranlar,hem şahsımızı hem de milletimizi daha kötu günlere çekmeye çalışacaktır. Bu şekilde yaşamakta,daha çok olumsuzluktan başka birşey getirmeyecek. Evet savaşlar,hastalıklar,haksızlıklar ve sizin de ekleyebilceğiniz bir dolu olumsuz gelişme yaşanıyor ama unutmayın her yaşanan zorluk beraberinde ayağa kalkmak için,çare için araştırmayı da beraberinde getirir. Günümüz dünyasında ülkeler,nefes kesen hızdaki gelişmelerin yaşandığı bir dünyada faaliyet göstermekte.Yaşanan değişimlere gözünü kapayan ve bu dinamiklere ayak uyduramayanların hayatta kalmaları artık imkansız… Ne mi yapacağız? Fırsatları ve tehditleri en iyi şekilde değerlendirip yaşanan dinamikler çerçevesinde yaratıcı,yenilikçi yönetim sistemleri kurarak,stratejiler geliştirerek hayatta kalmaya çalışacağız. Üniversitelerimize,yaşadığımız dünyanın gereksinimlerini karşılayacak daha farklı bölümler koyacağız ve bu alanlarda uzmanlar yetiştireceğiz,sporda sadece futbolu değil diğer branslarda da yetenekli gençlerimizi yetistireceğiz vb.. liste uzar da uzar…. Burada devletimize ve insanımıza cok iş düşmekte evet zor,evet hemen olmayabilir ama bir baslangıçta olmasi gerekiyor. Benim umudum var. Sizin de olsun... Karamsarlık işin çaresi değil,rahat edeceğimiz günleri biz de  inşallah görebiliriz ve yaşayabiliriz ama çocuklarımız bunu kesin görecek o halde buna mecburuz...En azından işin bu tarafından bakalım. Rahatlık için belli zor devreleri geçmeye mecburuz. Rovsen Abdullahoğlu’nun Zor olsada hayat devam ediyor kitabında okumuştum zorluk ve rahatlık neye göre tanımlanır diye,aynen aktarıyorum:

Zorluk ve rahatlık... Bu iki boyacı ellerine bir fırça alarak ömrümüzü sırayla boyar. Bugün siyah boyasıyla hayatımızın üstünden geçen zorluk isimli boyacının elindeysek, hiç endişelenmeyin, yakında sıra diğerine de gelecektir. Hayatta sürünenlerden olmamak için mutlaka bu pozitif bakış açısına sahip olmalısınız. Bunun için her şeyin en güzel tarafını ve sizin için faydalı olabilecek en üstün amaçları arayıp bulun! İyimser ile kötümserin arasındaki fark buradadır. Aslında iyimserin iyimser olması, durumunun iyi olmasından, kötümserin mutsuz ve üzgün olması ise hayat koşullarının kötü olmasından kaynaklanmaz. Hayır, aralarındaki fark, çevreye bakışlarında, hayat felsefelerindedir.

Dünyadaki yaşananlar,inanın gelip geçiyor ama kalan tek bir şey var..BİLİM ve TEKNOLOJİ… Hatta katlanarak ve öbür nesillere bir cok güzellik, bilgi aktararak….Binlerce yıldır binlerce çakıl taşı misali üstüste konularak örülmüş duvar misali her geçen sene insan hayatına daha çok kolaylık ve fayda sağlayarak…Ben de bu yazım da sizlerle uzun zamandır eşimle beraber takip ettigimiz bir konudan bahsedeceğim.

İlk konum Dünya dışı ile ilgili ama kesinlikle Dünya’mızı ilgilendiren tarafı ile ilgili...Evet Uzay Madenciliği....Biliyorsunuz artık Dünyamız da kaynaklar hızlı ve sorumsuzca tüketiliyor. Gelişmiş ülkeler bu sorunu farklı arayışlar ile telafi etme yarışında. Bununla ilgili ciddi calişmalar var ama işin Türkiye tarafına bakarsak ben açıkcası çok ciddi çalışmalar göremedim. Ama tabiki düşünce bazında bu konular ile çok ciddi kafa yoran Bilim insanlarımızda yok değil. Her geçen sene insan hayatına daha çok kolaylık ve fayda sağlayarak...Geleceğin nasıl,hangi kaynaklardan şekilleneceği hakkında elbette bir çok kaynaktan önemli tüyolar da almaktayız. Bunlardan biri de Uzay Madenciliği ; Gelişmiş ülkeler bu konuda ciddi yatırımlar ve çalışmalar içerisinde. Türkiye tarafına baktığımda ne yazıkki Cüneyt Arkın’ın ‘’Dünya’yı Kurtaran Adam’’ ve Cem Yılmaz’ın Gora filminden fazlası değil. Dünya devleri aldı başını gidiyor,Dünya jet hızıyla değişiyor Türkiye bu yarışın neresinde herhalde dile dökmeden siz sevgili okurlar anlamışsınızdır…Neyse yazımın başında yazdığım gibi benim bir umudum var.

Son 10-20 yıldır uzay araştırmaları konusunda çok çarpıcı gelişmeler var. Özellikle Asteroidler ile ilgili. Onlar aslında geceleri gördüğümüz ışık noktaları değil. Geceleri gök yüzünün açık olduğu havalarda kuyruklu yıldızların kaydığını gören bir çok insan onlara anlam yüklerdi. Ben de dahil :) Hatırladınız mı? aaaaa bak yıldız kaydı! Hemen bir anlam yüklenir ya da bunun bir alamet olduğuna inanılırdı. Aslında onlarla ilgili ne az şey bilirdik. Suç bizde değil öğretileni almak zorundaydık… Avrupa Uzay Ajansi Kuyruklu Yildizlari kesfettiginden beri yuregimize su serpildi … Ohh cok sukur bu bir alamet degil :) Avrupa Uzay Ajansı daha da ileri gidip yüzeyine bir araçla iniş bile yaptı. Bugün onlara dokunma noktasındayız. Güneş sistemimizde bir çok Asteroit kuşaği var ve bu kuşak her yıl büyüyor ve kalınlaşıyor. Hatta pek çok Asteroit de Dünya’ya zaman zaman çok fazla yaklaşıyor. Size bir sevindirici haber ! Eminim aramızda bu güzellikleri,evreni,dünyamızı uzaydan izlemek isteyen birçok insan var. Daha önce uzaya gidenlerin 50 milyon dolar kadar bir para ödemeleri gerekiyordu. Şimdi sıkı durun artık bütün paranızı buna harcamanız gerekmiyor. 250 bin dolara Dünyamızı uzaydan görebilecek,5 dakikadan fazla yerçekimi olmayan ortamı deneyimleyeceksiniz. Hatta gün geçtikce fiyatlar düşüşe bile geçecek. Ben gidermiyim tabiki Evet ! Ama biraz daha fiyatların düşmesi için beklemem de fayda var :)

Konu tamda bu noktayken en son yaşanan gelişmeyi sizlerle paylaşmak istiyorum. ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi’nin (NASA) altın ve değerli metal yüklü dev bir asteroid keşfettiler. Hatta ona bir isim bile verdiler.’’KÜÇÜK GEZEGEN’’ ya da ‘’PSYCHE 16‘’...Asteroid Altın ve Değerli Metaller yüklü. Şimdi sıra bu projeyi hayata geçirmekte. Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi NASA, uzay madenciliği konusunda önemli bir adım atmaya hazırlanıyor. Altın ve değerli metallerle dolu olduğu sanılan göktaşına 2022de roket fırlatılacak. Uzaydaki servetin değeri ise sıkı durun 700 kentilyon dolar! Evet yanlış duymadınız tam 700 kentilyon ! Bu ne demek hemen açıklayayım o vakit : Bu kaynağın insanlara eşit dağıtılması halinde dünyadaki her bir kişinin elde edeceği gelir 93 trilyon dolar demek...Benim yazarken bile kalbim yerinden fırladı :)

Bitmedi 

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi(NASA), Mars’a göndereceği aracının ismini seçmek için bir oylama başlattı ve bu oylama ile oy veren kişiler için bir  jest’i bile var. ABD’de yapılan farklı bir yarışmayla finale seçilen 9 isim NASA’nın internet sitesinde oylamaya sunuldu. Oylama sonucunda Mars aracının adı belli olacak. Bu araç ise NASA’nın geçen yıl başlattığı “Mars’a adını gönder” kampanyasında dünyanın her yerinden 10 milyon 900 bin kişinin gönderdiği ismi Mars’a taşıyacak.Ne dersiniz isminizin Mars topraklarına taşınması müthiş ve bir o kadar da heyecan verici değil mi ! 

Şahsen ben isterdim ...

NASA’nın bu çalışması son derece önemli. Şu anda altının toplam piyasa değeri 8 trilyon dolar. Böyle bir şey gerçekleşirse piyasa hangi rakamlarda döner bilemem ama benim tahminim ; tedarik artınca fiyat azalacak,yani teknik olarak Altın Dünya’ya getirtilirse ve piyasaya sürülürse, Altın’ın hiçbir değeri kalmayacak…Ya da muamma ...

 

Çiğdem Canbakıs 

 

NewYork USA